Reklamlar
Gündem 2020-09-15 16:09:37 Tufan

BOŞANMA NEDENLERİ NELERDİR ?

Boşanma, eşler hayatta iken, bir eşin kanunda düzenlenen sebeplerden birine dayanarak Açacağı dava sonucunda evlilik birliğine mahkeme kararı ile son verilmesidir.

 

Boşanmanın dayandığı dört ilke vardır. Bunlar;

 

  1. Kusur İlkesi

Bu görüşe göre, boşanmak için eşlerden birinin kusurlu olması gerekmektedir. Ve boşanma davası açma hakkı, kusurlu olmayan eşe tanınmıştır. Bu ilkeye karşı ‘’ kusur ilkesinin mutlak surette kabul edilemeyeceği, kabul edildiği takdirde ise örneğin akıl hastalığı sebebiyle boşanmaya karar vermek mümkün olmayacaktır.’’ Eleştirisi gelmiştir.

  1. İrade İlkesi

Eşlerin, evlenirken açıkladıkları ortak iradelerinin yine onların iradeleri ile evliliği sona erdirmesidir.

  1. Temelden Sarsılma İlkesi

Bu ilkeye göre, evlilik birliği temelinden sarsılmış ise bu evlilik birliğinin devamını istemenin bir faydası ve anlamı yoktur.

Boşanmak için bu ilkenin varlığı yeterli sayılmalıdır. Ve bu durumun eşlerden birinin kusurundan ileri gelmiş olup olmadığına bakılmamalıdır.

  1. Elverişsizlik İlkesi

Eşlerden biri, meydana gelen bedensel veya ruhsal bozukluklardan dolayı evliliği ve ondan doğan yükümlülükleri yerine getirmeye elverişsiz bir duruma gelmiş ise, artık bu evliliğe son verilmesi gerekir.

BOŞANMA SEBEPLERİ

Medeni Kanunumuz, boşanma sebeplerini 161 ve 166. Maddeleri arasında sayıca sınırlı olarak belirtmiştir. Kanunda sınırlı sayıda belirtilmesi demek, bu sebeplerin dışındaki başka bir sebeple boşanma davası açılamaz ve hakim boşanmaya karar veremez.

Boşanma sebeplerini; genel boşanma sebepleri ve özel boşanma sebepleri diye ikiye ayırabiliriz. Aynı zamanda, mutlak boşanma sebepleri ve nisbi boşanma sebepleri olarak da ayırabiliriz.

Mutlak Boşanma Sebeplerinde; hakim, boşanmaya sebep olarak kanunda belirlenen olayın veya olgunun ispat edilmesi durumunda, bunun diğer eş için ortak hayatı çekilemez duruma getirip getirmediğini araştırmak zorunda olmadan karar verebilir.

‘’Zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, terk, eşlerin anlaşması ve eylemli ayrılık’’ mutlak boşanma sebeplerindendir.

Nisbi Boşanma Sebeplerinde; hakimin, boşanmaya karar verebilmesi için kanunda belirtilen olayın veya olgunun gerçekleşmiş ve ispatlanmış olması yetmez. Hakimin ayrıca gerçekleşen bu olayın veya olgunun diğer eş için ortak hayatı çekilemez duruma getirip getirmediğini de araştırması ve bu şart da gerçekleşmişse boşanmaya karar vermesi mümkündür.

ÖZEL BOŞANMA SEBEPLERİ

Özel boşanma sebepleri beş tanedir.

Bunlar, ZİNA(TMK. Md.161), HAYATA KAST VE PEK KÖTÜ VEYA ONUR KIRICI DAVRANIŞ(TMK md. 162), SUÇ İŞLEME VE(VEYA) HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRME(TMK md. 163), TERK(TMK. Md. 164) VE AKIL HASTALIĞI(TMK md. 165)

A)ZİNA:

Genel olarak zina, evli bir kadının kocasından başka bir erkekle veya evli bir erkeğin karısından başka bir kadınla isteyerek cinsel ilişkide bulunması demektir. Yani, eşlerden birinin evlilik dışı cinsel ilişkide bulunmasıdır.

Eşlerden birinin zinasından söz edebilmek için, o eşin karşı cinsinden birisiyle cinsel ilişkide bulunmuş olması gerekir.

Zina hem kusura dayanan hem de hem de mutlak bir boşanma sebebidir.

Dava hakkının düşmesi : Dava hakkı iki halde düşer. Bunlardan bir tanesi dava hakkı olan tarafın zina yapan eşini affetmesi, diğeri ise kanunda belirtilen  belli sürelerin geçmiş olmasıdır.(TMK md.161/II,III)

B) HAYATA KAST, PEK KÖTÜ VEYA ONUR KIRICI DAVRANIŞ

1) HAYATA KAST

Hayata kast, eşlerden biri tarafından diğerinin hayatına karşı yapılmış acı sonuç doğuran davranışlardır. Örneğin, eşini öldürme girişiminde bulunmak.

Aynı zamanda eşin ölmemesi için diğer eşin bir harekette bulunması gerekirken o harekette bulunmamak, bundan kaçmak da hayata kast sayılır.

Hayata kast, kusura dayanan, mutlak boşanma sebeplerindendir.

2- PEK KÖTÜ VE ONUR KIRICI DAVRANIŞ

Pek kötü davranışa; eşe yapılan eziyetler, eşin bedensel ve ruhsal sağlığını tehlikeye düşürecek davranışlar, eşini hapsetmek, aç bırakmak, dövmek ve anormal cinsel ilişkiye zorlamak gibi ağır hakaretleri örnek verebiliriz.

Pek kötü ve onur kırıcı davranış, kusura dayanan, mutlak boşanma sebeplerindendir.

Dava hakkı, eşin affetmesi veya kanunda belirtilen hak düşürücü sürelerin geçmiş olması durumlarında düşer.

C) SUÇ İŞLEME VEYA HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRME

1- SUÇ İŞLEME

TMK. Md. 163’de ‘’ eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya… ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.’’ demektedir.

Türk Ceza Kanunu’nda ‘’küçük düşürücü suç olarak belirlenmiş bir suç grubu yoktur. Doktrinde ifade edilen tanıma örnek olarak; ‘’hırsızlık, dolandırıcılık, ırza geçme, güveni kötüye kullanma, sahtecilik, kalpazanlık, kaçakçılık, zimmet’’ gibi suçları gösterebiliriz.

Boşanma davasının açılabilmesi için, küçük düşürücü suçu işleyen eşin bu suçtan dolayı hüküm giymiş olması şart değildir; bu tür suçun evlilik devam ederken yalnızca işlenmesi yeterlidir. Evlenmeden önce işlenen suç boşanma sebebi sayılamaz.

Bu suç, nisbi boşanma sebebi olarak TMK’da düzenlenmiştir.

2- HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRME

Haysiyetsiz hayat sürme, toplumun anlayışına göre, sürekli olarak namus, şeref ve haysiyet kavramlarıyla uyuşmayacak bir şekilde yaşamaktır. Bu şekilde sürülen hayatın sürekli olması gerekmektedir.

Bundan dolayı, evlilik devam ediyorken birkaç defa kumar oynayan, uyuşturucu madde kullanan bir eş için ‘’haysiyetsiz hayat sürüyor’’ demek olmaz. Bunların evlenmeden sonra başlayıp devam ediyor olması şarttır.

Haysiyetsiz hayat sürme, nisbi boşanma sebebidir.

D) TERK

Medeni Kanunumuz ‘’ eşlerden birinin ortak hayata devam etmemek üzere ortak konuttan ayrılarak diğer eşi bırakıp gitmesini veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemesini’’ boşanma sebebi olarak kabul etmiştir.

Terk sebebiyle boşanma davası açabilmek için bazı şartlar gereklidir.

1-Ortak Hayata Son Verme

Terkten söz edebilmek için, eşlerden birinin diğer eşi terk etmiş, ortak hayata son vermiş, aile konutundan ayrılmış veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmemiş olması şarttır.

Eşler aile konutunda oturdukları sürece, ‘’küsmüş olsalar, cinsel ilişkide bulunmasalar, odalarını ayırmış olsalar’’ dahi terk yoktur.

Terk fiilinin ortak hayata son verecek şekilde gerçekleşmiş olması şarttır.

2-Evlilik Birliğinden Doğan Yükümlülükleri Yerine Getirmemek Maksadının Bulunmaması

Ortak konuttan ayrılarak başka bir yerde oturmanın terk sayılabilmesi için, bu eylemin haklı bir sebebe dayanmamış olması veya evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri yerine getirmemek amacıyla gerçekleşmiş olması şarttır.

Burada önemli olan, ayrı yaşamak değil; ayrı yaşayan tarafın ‘’amacı ve niyeti’’dir.

3-Ayrı Yaşamanın En az Altı Ay Devam Etmiş Olması

Terk sebebiyle boşanma davası açabilmek için ayrı yaşamanın en altı ay sürmüş olması ve ayrı yaşamaya devam ediliyor olması şarttır.

4-Terk Eden Eşe İhtarda Bulunulması

Terk edilen taraf, boşanma davası açmadan önce hakime veya notere giderek terk eden tarafa ihtarda bulunulmasını istemek zorundadır. Terk edilen tarafın hakime veya notere  en erken başvurabilmesi için terk olayını izleyen dört ayın geçmiş olması şarttır.

Bu başvuru ve istem üzerine hakim veya noter, olayın esasını incelemeden yapacağı ihtarda terk eden tarafa iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiğini ihtar ederek dönmemesi halinde doğacak sonuçlar hakkında uyarı yapar.

Görevli mahkeme Aile mahkemesidir.

Terk, mutlak boşanma sebeplerindendir.

E) AKIL HASTALIĞI

TMK md.165’de, eşlerden biri akıl hastası olup da ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir. Denmektedir.

Akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası açabilmek için bazı şartlar vardır.

1-Eşlerden Birinin Akıl Hastası Olması

Medeni Kanunumuz her türlü hastalığı değil, sadece akıl hastalığını boşanma sebebi olarak kabul etmiştir. Kanser, cüzzam, frengi, veba, AIDS gibi hastalıklar boşanma sebebi olarak kabul edilemez.

Bunların yanında akıl hastalığının evlenmeden sonra meydana gelmiş olması gerekir.

2-Hastalığın İyileşmesinin İmkansız Olması

Medeni Kanunumuz akıl hastalıklarının da hepsini değil, sadece ‘’geçmesine olanak bulunmayan’’ akıl hastalıklarını boşanma sebebi olarak saymıştır.

Boşanma sebebi olarak gösterilen akıl hastalığının iyileşmesinin mümkün olup olmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi şarttır.

3-Ortak Hayatın Çekilmez Hale Gelmiş Olması

Ayırt etme gücünden sürekli yoksunluk, diğer eşin hayat ve sağlığını tehlikeye sokabilecek veya onu sürekli bir korku altında bulunduracak saldırıların yapılması, ortak hayatın diğer eş için çekilmez olduğunun kabul edilebileceğine dair örneklerdir.

Akıl hastalığı, nisbi boşanma sebebidir.

II-GENEL BOŞANMA SEBEPLERİ

Evlilik birliğinin sarsılması, eşlerin anlaşması ve ortak hayatın yeniden kurulamaması genel

Boşanma sebeplerindendir.

A)EVLİLİK BİRLİĞİNİN SARSILMASI

Medeni kanunumuz bu boşanma sebebini 166. Maddesinde düzenlemiştir.

‘’ Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede

temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Maddenin 2. Fıkrasında ise;

Davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber

bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve

çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.’’

denilmiştir.

Eski ismi ‘’şiddetli geçimsizlik’’ olan bu boşanma sebebi ülkemizdeki bütün boşanma

davalarının %90’ından fazlasını oluşturmaktadır.

Bu boşanma sebebinde dolayı boşanmaya karar verilebilmesi için iki şart gereklidir.

a)Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılmış Olması

Eşler arasında çok ciddi ve şiddetli geçimsizlik veya anlaşmazlık bulunduğu zaman evlilik birliği temelinden sarsılmıştır diyebiliriz.

Eşler arasındaki geçimsizliğin ve anlaşmazlığın evlilik birliğini temelinden sarsacak şekilde ciddi ve şiddetli olması gerekmektedir. Bunun takdirini yapacak olan Hakimdir.

Eşler arasında bu evliliği sürdürme konusunda ruh ve istek kalmamışsa, aralarındaki anlaşmazlık onlardaki bu ruh ve bilinci söndürmüşse evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olduğu sonucuna varmak gerekir.

Yargıtay’ın kabul ettiği evlilik birliğini temelinden sarsabilecek olaylar ve davranışlardan bazıları şunlardır;

‘’Kadının kocasına karşı saygısızlık ve sadakatsizliğini gösteren sözler sarfetmesi ve ona hakaretlerde bulunması, onunla alay etmeye başlaması’’ , ‘’ bakire olarak alındığı kabul edilen kızın bakire olmaması’’, ‘’ evli kadının bekar erkeklerle birlikte gazino ve plaj gibi mesire yerlerinde görülmesi’’ , ‘’eşe hakaret ederek başkalarının önünde küçük düşürme’’ ,

‘’ kadının haklı bir sebep olmadığı halde cinsel ilişkiden kaçması’’ gibi olaylar.

b)Ortak Hayatın Çekilmez Hale Gelmiş Olması

Ortak hayatın eşlerden sadece birisi için çekilmez hale gelmiş olması yeterlidir. Ortak hayatın çekilmez hale gelmiş olup olmadığını hakim somut olaya göre takdir edecektir.

B) EŞLERİN ANLAŞMASI

Eski adıyla ‘’Anlaşmalı Boşanma’’ olan bu boşanma türünde bazı şartlar vardır. Medeni Kanunumuz 166/III. Maddesinde ‘’ Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır.’’ şeklinde düzenledikten sonra anlaşma sebebiyle boşanmaya karar verilebilmesi için aranan şartlar şu şekilde belirtilmiştir. ’’Boşanma kararı verilebilmesi için hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların dururumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur.’’

Eşlerin anlaşması yoluyla boşanmaya karar verilebilmesi için aranan şartlar şunlardır:

1-Evlilik Birliğinin En Az Bir Yıl Sürmüş Olması

2-Eşlerin Boşanmak Üzere Birlikte Başvurmaları Veya Bir Eşin Açtığı Davayı Diğerinin Kabul Etmesi

3-Hakimin Tarafları Bizzat Dinlemesi

4-Hakimin Tarafların Boşanmanın Mali Sonuçlarına Ve Çocukların Durumuna İlişkin Düzenlemeleri Uygun Bulması

C) ORTAK HAYATIN YENİDEN KURULAMAMASI

Bu boşanma sebebi olarak kabul edilen boşanma türündeki amaç, birbirleriyle ortak hayatı sürdürme konusunda hiçbir şekilde anlaşamayan, uzun süredir ayrı yaşayan eşlerin boşanmalarına imkan sağlamaktır.

Medeni kanunumuz bu boşanma sebebini madde 166/IV’de ‘’ boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.’’

 

BOŞANMA DAVASINDA AVUKATIN ROLÜ :

Boşanma davasında hak kaybına uğramamak adına Mersin Avukat olarak Mersin Boşanma Avukatı hizmeti vermekteyiz. Ofisimizle iletişime geçerseniz hukuki süreçlerinizde sizlere profesyonel destek olabiliriz.

 

                                                                                   Av. Halil BAKIRCI

FACEBOOK YORUMLARI
Haberzamani.com.tr YORUMLARI Bu haber hakkında 0 yorum yapıldı
BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
TWİTTER YORUMLARI

Twitter Comments Alanı Buraya Gelecek